52Karatmanlı Ağzından Küçük Bir Derleme-3

 

            

 

Karatmanlı Ağzından Küçük Bir Derleme-3*

 

Ali TÜRKSEVEN

-Kendisinden öğrendiğim dille bir kez daha var olduğum, ışıklar içinde uyumasını dilediğim anama-

Karatmanlı Sözcüklerinden Örnekler

bolaki Hele bir. (Bolaki gitme= Hele bir gitme= Gitme de göreyim) (“bolaki” sözcüğü bir hayli ilginç. Kökü Göktürkçedeki “bol-” eylemi. “-a” istek kipi eki, onun üzerine de “ki” bağlacı gelmiş. Sözcük “bola ki” diye de düşünülebilir.)

çımkamak Sıçramak.

çuşka Biber, taze fasulye gibi bitkilerin bir teki (bir çuşka ya da iki çuşka biber).

fırda Kırıntı.

fotoz Uçları başın üstüne gelecek biçimde bağlanmış tülbent.

hamlanmak (amlanmak) Nemlenmek (yiyecekler için).

hurva (urva) Baklava içi (yufkalar arasına serpiştirilir).

kırılışmak (Üzüntüyle, bir acı nedeniyle) Bağırıp çağırmak, feryat etmek. (Bu sözcük, Tarama Sözlüğü’ndeki kıgırmak sözcüğüne dayanmaktadır; kıgırmak “çağırmak, davet etmek, seslenmek, haykırmak” anlamlarına gelmektedir. Bu sözcükle ilişkili -Tarama Sözlüğü’nden- şu örnekler de eklenebilir: kıgırıcı, kıgırdıcı, kıgırılmak / kıgrılmak, kıgırışmak / kıgrışmak, kıgırtmak.)  

martifal Derleme Sözlüğü 12. Ciltte “mantıfal” sözcüğü “kutu içine konan çiçekleri çekerek mani okuma (bir çeşit oyun)”diye açıklanıyor (Kırklareli-Vize köyleri). Bu iki sözcük özdeş olmalı. (Ayrıca Yaşar Kemal’in Üç Anadolu Efsanesi - Karacaoğlan bölümündeki şu manideki “mantıvar” da karşılaştırmaya değer: “Hey mantıvar mantıvar / Mantıvarın vaktı var / Mantıvara gelenin / Cennette beş tahtı var” s.137)

oluşat Yaradılış, huy, mizac, tabiat.

öteygün Geçen gün. (“Öte” ve “gün” sözcükleriyle yapıldığı anlaşılıyor.)

pelena Çocuk bezi.

pıse Kavun, karpuz, portakal dilimi.

sobaOda.

topkaTopan.

Deyim, Atasözü ve Çeşitli Öbek Örnekleri

Adıyla kocasın. (adıyla: adiyle) Bebekler yeni doğduklarında söylenen iyi dilek sözü.

Anasız(lık), babasız(lık); ama illa da parasız(lık)… (illa da: ille de) Kişinin ana babasının olmaması kötü bir durumdur; ama parasının olmaması daha da kötüdür.

Başına olsun! Başkası için yapmaya çalıştığın kötülükler sana dönsün.

bir uyku almak Birkaç saat deliksiz uyumak.

can bakmak Can atmak.

Düğün, döğün (dövün). Düğün yapmak kolay değildir. Düğünü yapanlar genelde yorulur, üzülür. Düğün, yalnızca eğlence demek değildir. Beklenmedik birçok sıkıntı, sorun çıkabilir.

engine koyvermek (koyvermek:  küvermek) Boş vermek, aldırmamak, takmamak, önemsememek, dert etmemek, inceldiği yerden kopsun demek.

ey dememek Uyarmamak, öğüt vermemek.

Hasmını böyle göresin! (hasmını: asmıni, böyle: büle, /ü/ uzun) (Ölmüş, yaralanmış canlılara bakılarak söylenir.) Hasımlarını, düşmanlarını yenilmiş, yok olmuş göresin.

hiç hiçinden! (hiç: iç) Hiç yoktan yere, boşu boşuna, pisi pisine, durup dururken.

ıklım ıklım saklanmak Köşe bucak saklanmak, hiç görünmemeye çalışmak.

kan tıkmak Çok eziyet etmek.

kara kaybolmak Birdenbire gözden yitmek, hiç belli etmeden sıvışmak.

kara keyif gitmek (keyif: kif, /i/ uzun) Çok keyiflenmek, sevinmek.

kendini atmak Serpilmek.

kuru piçkalı (piçkalı: piçkali) (Aşağılamak için) Menopozlu.

Kuzular koç oluyor. (kuzular: kuzilar, oluyor: oluy) Çocuklar büyüyor.

Ortada burun olmasa (bu) gözler birbirini çıkarırmış. İnsanların geçimsiz, çıkarcı olduğunu, hep kendini düşündüğünü anlatmak için kullanılır.

önünde arkasında dolaşmak Pervane kesilmek, pervane olmak.

Sağ başa çare var  (Sağ başın çaresi var). Sorunlar çözülebilir, ölüm dışında her şeye çözüm bulunabilir. Karamsar olmamak gerekir.

sivilceyi çıbana kardırmak (çıbana: çibana) Küçük bir sorunu gereksiz yere kurcalayıp büyüterek çözümünü güçleştirmek, onu olduğundan daha kötü bir duruma getirmek.

tey bir yol, tey daha bir yol! Nereye istersen oraya git. (Gözdağı verme, karşıdakini önemsememe amaçlı kullanılır.)

tutamacığı olmak (tutamacığı: tutamaci, /i/ uzun) Ev, tarla, para gibi konularda durumu iyi olmak; yoksul olmamak.

Yaptık işi! Gördün mü başımıza geleni, ayvayı yedik.

Yok ne diyeyim sana! (diyeyim: deyeym) Yaptığını beğendin mi?

Mani Örnekleri

5’li hece kalıbıyla

Altındır halkam

Gümüştür tokam

Kimseden korkmam

Allah’tır arkam

7’li hece kalıbıyla

Mani mani man’açar

Mani dağlara kaçar

Vurmuş kilit ağzına

Yüz bin anahtar açar

 

Manici başı mısın

Cevahir taşı mısın

Yazayım bir hamaylı

Boynunda taşır mısın

 

Martifalım martifal

Her bir işin vakti var

En ileri çıkanın

Diyat ile bahtı var

 

Martifalım güzelim

Has bahçeyi gezelim

Lale sümbül açılmış

Fotozuna dizelim

 

 

Sizin soba serindir

Bizim soba derindir

Sarınalım yatalım

Yarın Allah kerimdir

 

Çubuk vurdum çimene

Çimenin çiçegine

İpek olsam sarılsam

Yârımın etegine

 

 

Karşı karşı duralım

Portakal atışalım

Deniz var ara yerde

Az kaldı kavuşalım

 

İsa’dan endim ancak

Başımda yeşil sancak

Ne kız oldum ne gelin

Ateşe yandım ancak

 

İsa’dan enişelim

Koç gibi dövüşelim

Aç gelin duvağını

Bayramdır görüşelim

 

İsa’dan endim eniş

Kucağım dolu yemiş

Yâra yolladım yemiş

Kendisi gelsin demiş

 

Sar’entari giymişim

Yele karşı durmuşum

Gam çekme nazlı yârim

Ben sözümde durmuşum

 

 

Ay irince irince

Kaşık saldım pirince

Bir incecik ter döktüm

Yâr koynuna girince

 

 

Düzensiz

Ay doğar alistandan(7)

Gün doğar belistandan(7)

Yârim bir nar getirdi(7)

Yetmişi bostandan(6)

 

Karşıda kavun dilimi(8)

Getirin benim ak gülümü(9)

Ben ak gülsüz olamam(7)

Koparın sümbülümü(7)

 

Alaca karpuz kökeni(8)

Elime battı tikeni(8)

Ben o yâra n’etmişim(7)

Her gün yollar sitemi(7)

Not:Bu yazının birincisinde verdiğim bilgilerde “… ağız derlemesine konu olan köy, Türkçe konuşulan bir yer olarak, yok. Bu Türk köyünün adı Karatmanlı (idi)” demiştim. Karatmanlı köyü, bugün Makedonya’da “Karatmanovo” olarak varlığını sürdürüyor; ama Türk ve Türkçe ne durumda, bilmiyorum. (Göç sırasında bir Türk evi kaldığına göre, bugün orası bir Sırp köyü olmalı. 2002 nüfus sayımında 520 kişi yaşıyormuş. Karatmanovo’nun yeryüzündeki konumu: enlem 41°  45' 45'', boylam 21°  52' 07'')

Bu yazı, derlemenin “son” yazısıdır (anam öldü).

(Çağdaş Türk Dili 285, Kasım 2011)

_______________________

 

                *Bu yazının birincisi ÇTD’nin Aralık 1996 (106.), ikincisi Ocak 1998 (119.) sayısında yayımlanmıştır.

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !